#tatilbizimisimiz vol.1 - Alaçatı Günlüğü

7 Temmuz 2014 Pazartesi



Instagram'da #tatilbizimisimiz diye paylaştığım fotoğrafları takip edenler biliyorlar son zamanlarda sık sık ama kısa kısa tatiller yapmaya fırsat buluyorum. Geçtiğimiz hafta sonu da sevgili Tektekçi'nin misafiri olarak Alaçatı'nın tadını çıkarma fırsatı bulduk harika bir ekiple.


Benim için kahvaltının önemini ve değerini şimdiye kadar anlamış olduğunuzu tahmin ediyorum. Alaçatı'ya varır varmaz konaklayacağımız Veriahan Hotel'de harika bir kahvaltı etme şansı bulduk. #kahvaltibizimisimiz diyen biri zaten daha ne isteyebilir...


Çocukluğu Bodrum'da geçen bir İstanbullu olarak Çeşme'ye yeni yeni ısındığımı söylesem yalan olmaz. Veriahan Hotel de kesinlikle Alaçatı'ya ısınma turlarımda cana yakın elemanları ve huzur veren ortamı ile etkili olmuştur diye düşünüyorum.




Çeşme'de üç gün geçirmek hem iyi hem de kötü elbette. Üç günde hem eğlenmek hem dinlenmek çok mümkün olmadığından birini seçmek zorunda kalıyorsunuz. Üstelik üç günün sonunda aklınızı ve kalbinizi de Çeşme'de bırakıp eve geri dönüyorsunuz.


Bizim Çeşme maceramız Tektekçi'nin hizmet verdiği iki plaj olan Ramo Beach ve Fly Inn'de geçti. Ve elbette tahmin edebileceğiniz gibi üç günlük Çeşme tatilimizde huzur yerine eğlenceyi ve shotları seçtik...


Kendimizi eğlenceye vermeye karar verdiğimiz üç günün sonunda sayısız midye dolma, kumru ve Tektekçi shotlar ile dolu midelerimizle sevgili İstanbul'a ve bir soraki tatil lokasyonuna kadar aç geçirilecek İstanbul günlerine geri döndük...



Blog Widget by LinkWithin

Women's Health ile Yaz Sohbeti Yayında

3 Temmuz 2014 Perşembe


Uzun zamandır blogu güncellemediğimin ve bunun için bana kızdığınızı farkındayım. Ben de kendime bu konuda sıklıkla kızıyorum ama günün sonunda instagram, twitter ve facebook paylaşımları varken bloga üvey evlat muamelesi yapmaktan kendimi alamıyorum. 


Neyse ki arada sırada karşıma harika fotoğraflar çeken fotoğrafçılar çıkıyor da bana da blog postu yapacak fotoğraf oluyor. Şaka bir yana Women's Health Dergisinin Temmuz sayısı için İrem Arkan ile yaptığımız keyifli röportaj ve Serkan Eldeleklioğlu'nun çektiği harika fotoğraflar o kadar hoşuma gitti ki paylaşmadan duramadım.


Kimono - Urban Outfitters
Elbise / Dress - Zara
Kolye / Necklace - River Island
Gözlük / Sunnies - Prada
Ayakkabı / Shoes - Superga



Gömlek / Shirt - American Apperal
Pantolon / Trouser - Zara
Broş / Brooch - Origami
Gözlük / Sunnies - Zara
Ayakkabı / Shoes - Superga



Bluz / Top - Zara
Etek / Skirt - Zara
Çanta / Bag - Giuseppe Zanotti
Ayakkabı / Shoes - Cos


Tişört - Maid in Love
Jean - Zara
Çanta / Bag - Alexander Wang
Ayakkabı / Sneaker - Nike customized by Maid in Love


Serkan Eldeleklioğlu'nun elinden çıkan harika fotoğrafları paylaştım ama röportajın tamamını okumak için Women's Health dergisinin Temmuz sayısını edinmeyi ihmal etmeyin.

Blog Widget by LinkWithin

Hayata Ses Kat!

4 Haziran 2014 Çarşamba

HayataSesKat!

Bildiğiniz gibi müzik hayatımın vazgeçilmez bir parçası. Müzik ve modayı birleştiren en önemli şeylerden biri ise müzik aksesuarları. Geçtiğimiz günlerde harika bir haber aldım! Ben, @onuryuksel, @cizenbayan ve @niceboys, Philips Sound ile birlikte Hayata Ses Kat projesi kapsamında, sokaklarda ve şehrin değişik mekanlarında detayların peşinde koştuğumuz serüvenleri sizlerle paylaşıyor olacağız. 


Caddebostan Sahil, müzik ve çimen deyince artık aklıma BR-1X geliyor. BR-1X'leri birbirlerine bağlayarak, daha büyük bir hoparlöre dönüştürebiliyorsun. Yani arkadaşlarının BR-1X’leriyle “Voltranı oluşturmak” gibi bir şey bu. 


Akşam yorgunluk atarken radyo dinlemenin keyfi hiçbir şeyde yok. Original Radio’da iPod ve iPhone’larımızdaki müzikleri nostaljik bir görünümle dinleyebiliyoruz. Ev için harika bir aksesuar, ben kitaplığıma yerleştirdim. Müzik her yerde, benim de kütüphanemde! 


Boom Boom The Pit’le birlikte şehrin her köşesinde, detayların peşinde koşturuyoruz. CitiScape’in sarısını Zara tişörtüm, Topshop’tan aldığım ayakkabım ve turuncu Alexander Wang çantamla tamamladım. 


Biraz kitap, biraz kahve, biraz meyve salatası... ne eksik? Müzik! Alışverişe mola verdiğim zaman sakin bir kafeye oturdum ve CitiScape kulaklıklarımı taktım. Çalan müzikle beraber tüm yorgunluğum aktı, gitti. Bir sonraki round’a  hazırım. 

Blog Widget by LinkWithin

Ankara'da Bir Alışveriş Hikayesi

22 Nisan 2014 Salı



Annem ve ağabeyim Ankara doğumlu olmasına rağmen benim Ankara ile ilk tanışmam yirmili yaşlarımın başına denk gelir. Her ne kadar çok sık Ankara'ya gitme fırsatı bulamasam da hemen her gidişimde güler yüzlü insanları ile kalbimi kazanmayı becermiştir Ankara.


Geçtiğimiz hafta çok sevdiğim arkadaşım Pinkfreud ile Ankara'da yeni açılan Next Level Alışveriş Merkezini ziyarete gittiğimizde de Ankara kendisinden beklenen performansı gösterip kalbimi kazanmayı bir kez daha başardı. 


Sabah saatlerinde havaalanında buluşup Ankara'ya doğru yola çıktığımız için Next Level AVM'ye varmamız öğlen saatlerini bulmuştu. Benim kahvaltı konusundaki hassasiyetimi bilmeyen kaldı mı bilmiyorum. Pinkfreud da konuya "günün her saatinde kahvaltıya hazırım" şeklinde yaklaşınca Next Level AVM'de ilk durağımızın Kiva olmasına karar verdik. Fotodan da anlaşılacağı gibi kahvaltı konusunda hayal kırıklığı yaşamadan karnımızı doyurup alışveriş merkezini keşfetmeye çıktık...



Alışverişe başlarken ilk durağımız elbette içerisinde kendimizi kaybedeceğimiz Harvey Nichols oldu. Next Level'in yeni açılmış olmasından dolayı içerideki ürün stoğu gözümüzü ve gönlümüzü şenlendirecek şekildeydi. Hatta bir yerde mahsur kalacaksam beni burada bırakın demeyi de ihmal etmedim... 


Next Level'in yeni açılmış olmasının nimetlerinden yararlanıp, İstanbul'da arayıp da bulamadığım Giuseppe Zanotti çantayı hem de indirim reyonunda buldum. Bir kadın için güzel bir gün geçiriyor olmanın daha iyi bir kriteri olabilir mi bilemiyorum...



Next Level AVM Armani Exchange'den Arzu Kaprol'e, G-Star Raw'dan Victoria's Secret'a gezip görmeyi tüm reyonlarını karıştırmayı isteyeceğimiz mağazayla doluydu... 


Tabii ki alışverişten yorulduğumuz anlarda enerji toplamak için alışveriş merkezinin yemek katında mini bir kahve molası vermeyi de ihmal etmedik. 


Pinkfreud ve beni alışveriş merkezine bırakınca elbette her yeri didik didik etmeden durmadık. Üstelik sadece kadın reyonlarını değil erkek reyonlarını da karıştırmayı unutmadık. Elbette erkek reyonlarında bayılıp da sebepsizlikten alamadığımız bir çok şeyi, sevgilinize ya da kocanıza almak isterseniz hiç vakit kaybetmeyin diyebilirim... Benim favori markalarımdan biri olan G-Star Raw da gidilip görülesi mağazaların başında geliyor kanımca...



Bu arada alışveriş merkezi içinde sadece lüks markalar olduğu algısına da kapılmayın. İlginç tasarımlı ahşap saatler ve deri bilekleri bulabileceğiniz WeWood ya da tasarım ürünler ile ön plana çıkan Bilstore gibi mağazalarda da zaman geçirmek gayet keyifliydi bizim için.



Günün sonuna doğru alışveriş yorgunluğumuzu atmak için kendimizi birer kokteyl ile ödüllendirmek için Next Level içerisindeki keyifli mekanlardan biri olan Big Chefs'de yerimizi aldık ve kokteyllerimizi yudumlamaya başladık...


Elbette Ankara'da leziz geçen bir günü leziz bir akşam yemeği ile sonlandırmamak da olmazdı. Mutlulukla karnımızı doyurduktan sonra yüzümüz gülerek Next Level'dan ayrıldık. Bizim keyifli tecrübemizi sizler de yaşamak isterseniz Next Level ile ilgili haberleri ve gelişmeleri twitterda @NextLevelAvm instagramda da @NextTrendy adreslerinden takibe alabilirsiniz...


Blog Widget by LinkWithin