Jülide Ateş, Pınar Altuğ ve Demet Şener Türkiye'nin 1990, 1994 ve 1995 senelerinde en güzel(!) kadınları.
Türkiye'nin en güzel kadını olmak... Öncelikle buna inanmak gerekir kanımca. Öyle ya kimse kafanıza silah dayayıp sizleri zorla güzellik yarışmasına sokmadı. Güzel olduğunuza inandınız, mayolu boy fotoğrafınızı yolladınız, ilk yirmiye kaldınız. Burada da bitmedi, jüri karşısında da güzelliğinizi kanıtladınız ve "Türkiye Güzeli" yani Türkiye'nin en güzel kadını seçildiniz... Peki ama sonra?
Hem kendiniz Türkiye'nin en güzeli olduğunuzu iddia ettiniz, hem de bunu karşınızdaki jüriye tastik ettirdiniz. İyi ama güzel(!) bayanlar, madem yarışmadan çıkar çıkmaz koşar adımlarla estetik cerrahların muayenelerinde alacaktınız soluğu, Türk kadınlarının güzelliğinden ne istediniz?
Düşünmediniz mi hiçbiriniz, demezler mi "bunların en güzeli bile güzelleşmek için estetik ameliyata ihtiyaç duyuyor ise Türk kadınlarının hepsi çirkin" diye...
3 comments
cogu guzel...ama podyumlarda degil...sokaklarda...
31 Mart 2009 21:57Gene içlerinde en az hasarlısı Jülide Ateş..
18 Mayıs 2009 13:33Demet Şener'i yakından görmüştüm,ilk güzellik kraliçesi şeçildiğinde.O kadar güzeldi ki gerçekten.Sonra sen kalk git dudaklarına silikon koydur.!!
evet işte, az veya çok değil, sen Türkiye güzeli seçildi isen artık kendin olmanın yanında başka bir şeyi de - Türk Kadınının Güzelliğini - temsil ediyorsun. Bunu bıçak altına yatırmak niye??
20 Mayıs 2009 16:08Yorum Gönder