İstanbul Gençleri ve Gece Hayatı

24 Mayıs 2009 Pazar

4
1
3
2

23 Mayıs gecesi İstanbul gençliğinin yarısı neredeydi dersiniz?

Pekala biraz da benden bahsedelim. Ben de, hemen hemen her çalışan veya okuyan genç ruhlu insanın yapacağı gibi cumartesi gecesini sokaklarda eğlenerek geçirmeyi sevenlerdenim.

Akşam üzeri biri Zara'dan biri de Mango'dan almış olduğum iki elbiseyi terziden almak üzere Bağdat Caddesine -bizim burada tabir edildiği şekli ile - indim.

Elbiseleri aldıktan sonra yürüyüşüm sırasında Cafe Cadde'de -ki kendisi caddedeki cafe zihniyetinin başlangıcını temsil eden ve bu yaz yeniden popüler olan cafelerden biridir- oturan bir kaç arkadaşıma rastladım. Yanlarında biraz oturmaya karar verip bir sandalye çektim. Orada oturduğumuz bir kaç saat sonunda bizi görüp bir sandalye çeken o kadar çok kişi oldu ki sonunda etrafta masamıza eklenecek masa bulamadığımızdan başka mekanlara dağılmaya karar verdik.

Ben ve iki arkadaşım -yeni elbiselerimden birini giymeye kararlı olduğumdan - gece eğlencemize hemen hemen her hafta olduğu gibi bu hafta da Asmalımescit ve cirasında devam etmeye karar verdik.

Resimlerde gördüğünüz Mango'dan aldığım rengarenk desenli ve göğsü fırfırlı maksi elbisemi, yine Mango'dan almış olduğum civit mavisi kısa kollu ve karpuz omuzlu hırka ile kombinledim. Elime ise Miss Selfridge'den kontrast renkli bir clutch aldım.

Öncelikle Asmalımescit'e gitme planlarımızı saat oldukça geç olmuş olduğundan, bu haftalık pas geçip direkt Nuteras'ın kapısında bulduk kendimizi. Geçen hafta bomboş olan kapıda, geçen haftanın aksine bu hafta o kadar büyük bir kalabalık vardı ki, mekanın yıllardır görmediği ilgiyi bu hafta gördüğünü hatta neredeyse İstanbul gençliğinin yarısının orada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Hatta magazin dergilerinde görmeye alıştığımız isimlerden bazılarının bile kalabalıktan içeriye girmek için beklemek zorunda kaldıklarını ve aralarında "sanki Paris'te VIP klüp kapısı neler oluyor burada anlayamadım" şeklindeki isyanlarına da şahit oldum.

İşin üzücü tarafı kapıdaki onca kalabalığa rağmen içerideki müziğin inanılmaz başarısız olması idi. Geçtiğimiz hafta sabaha kadar eğlendiğimiz -hem güzel müzik hem de aşırı olmayan kalabalık sayesinde - mekan sanki bir hafta sonra bambaşka bir yere dönüşmüştü.

Fazla uzun süre tahammül edemediğimiz işkenceden kurtulmak için Nuteras'tan ayrılıp, müziğinin her zaman iyi olduğunu bildiğimiz Yan'a -bilmeyenler için Roxy'nin yanında pub havasındaki minik bar - gitmeye karar verdik. 2 hafta sonra kapılarını kapatacak olan Yan o gece her zaman alıştığımız kalabalığa sahip olmamasına rağmen Nuteras'taki izdiham'dan sonra bize son derece rahatlatıcı geldi. Güzel müzik ve bir iki içki sonrasında evimizin yolunu tuttuk.

Popüler olan bir mekanın suyunun çıkarılması sadece bizim memlekette mi yoksa dünyanın her yerinde mi gerçekleşen bir olgu merak ediyorum ve önümüzdeki haftasonu için eğlenecek yeni mekan arama derdine düşmeden önce önümüzde koskaca 5 gün olduğu için seviniyorum.

Blog Widget by LinkWithin

6 comments

pelin dedi ki...

süper kıyafet canım. özellikle portföyünün elbisenin renklerinden olmaması ne kadar zevkli olduğunu gösteriyor. keşke papişleride bi görseydim

24 Mayıs 2009 20:00
iconjane dedi ki...

elbisemin altında zaten görünmeyen ayakkabılarımın telefonla çekilen bozuk renkli resimlerde görülmesine imkan olmadığından değinmeye bile gerek duymamıştım : )
kalın ahşap platform topuklu burnu açık siyah deri ayakkabılarım var altında.

24 Mayıs 2009 20:18
Itır dedi ki...

Çok ciciymişsin iconjane.:))Elbisen de ,hırkanda çok yakışmış sana.
Bu arada şu mekanların cılkının çıkması vala bize has bir şey sanırım.Sevdiğim yerlere sırf bu gereksiz kalabalık yüzünden gidesim gelmiyor.Ama iyi oluyor bi yerde yeni yerler keşfediyoruz.:)

24 Mayıs 2009 20:23
iconjane dedi ki...

yeni yerler keşfedenler benimle de paylaşsın lütfen zira bu yaz gerçekten var olan yerlerin çılkı çıkmış ve yenileri de pek gelmiyormuş gibi hissediyorum nedense...

24 Mayıs 2009 20:28
Ömer Enis dedi ki...

Çok yakışmış.. :)

24 Mayıs 2009 21:59
Adsız dedi ki...

Elbisenin beline kemer gerekiyor bence=) Onun dışında sonunda moda blogu yazarlarından en azından birinin renk uyumuna dikkat etmesi sevindirici.

28 Mayıs 2009 13:40

Yorum Gönder

Bu ay en çok okunanlar