Michael Jackson Öldü! Cenazeye Ne Giyeceğim?

26 Haziran 2009 Cuma

cenaze kiyafet elbise
cenaze kiyafet elbise

Michael Jackson denince kuşkusuz, kısa pantolondan görünen beyaz çorapları, fötr şapkanın altına saklanmış jöleli kıvırcık saçları ve beyaz eldivenleri ile yer çekimine meydan okuyan çocukluk kahramanı, gelir akıllara.

Bugün hayata veda eden Micheal Jackson'a vedanın da, ona yaraşır bir şekilde şık olması gerektiğine inandığımdan, MJ'in cenazesi için bir kaç kombin seçtim kendime.

Fiziksel olarak orada olamayacak olsak bile, kim demiş hayalimizde katılamayız diye..


michael jackson Dumanların arasında bir kere daha kaybolup giderken, huzur için yat Micheal...

Blog Widget by LinkWithin

10 comments

Tuğba dedi ki...

buna nasıl bir yorum yapacağımı bilemedim doğrusu. yine herkesten farklı olmayı başardın :)

ya michael jackson öldü yaa :(

cause this is thriller, thriller night
And no ones gonna save you from the beast about strike
You know its thriller, thriller night
Youre fighting for your life inside a killer, thriller tonight...

26 Haziran 2009 12:05
Adsız dedi ki...

aferin bravo size, bir efsanenin ölümünü bile kendinize pay çıkaracak şekilde yorumlayabiliyorsunuz.
milyonlarca insan üzülürken, siz gönül rahatlığıyla sayfanıza küpe kolye süs püs koyup ""ayyy ne giysem" diyebiliyorsunuz. pess doğrusu.
bu kadarda olmaz.
michael jakson'a bi damla saygınız yoksa, bari cenazeye saygınız olsun

26 Haziran 2009 13:04
Tuğba dedi ki...

hatırlatmak gerekir ise burası bir magazin sitesi değil moda blogudur. bu sebeptendir ki giysi, ayakkabı, aksesuar vs. şeylerin olması çok normaldir.
burada M.Jackson için karalayıcı ya da saygısız bir tutum içinde olmadığımızı ayrıca belirtmek isterim. Zira ben kendisinin hayranlarından biriyim...
Esenlikler dilerim!

26 Haziran 2009 13:52
goygoycu dedi ki...

@ Adsız
Ne var yani, iconjane mi öldürdü de tepki veriyosun ? Dünyada bir saniyede kaç insan ölüyo sen biliyo musun ? Onlar ölürken sen kimbilir nelerle ilgilenip, nelere gülüyosun. En son ne zaman yasal yollardan muzik indirdin de saygidan bahsediyosun acaba ?

26 Haziran 2009 20:09
iconjane dedi ki...

Sevgili Adsız,

senin bakış açını da anlıyorum ancak burada göz ardı ettiğin bir nokta olduğunu düşünüyorum.

Benim sayfam zaten kolye, küpe kiyafetlerle ilgili. Yani bence asıl saygısızlık Micheal Jackson'ın sanatçı kişiliği veya ideal aile babalığı hakkında ahkam kesmem olurdu.

Elbette ben de herkes gibi hayata veda etmesine üzülüyorum ve kendimce en iyi bildiğin konu olan kıyafetler aracılığı ile MJ'i saygıyla anıyorum, o kadar...

26 Haziran 2009 22:25
Adsız dedi ki...

İnsan mısınız? Ölümsüz müsünüz? Düşüncesiz ve Ruhsuz bir Budala mısınız?

Umarım, ama gercekten umarım ki bu bomboş hayatınız sona erdiğinde insanlar cenazenizde ne giyecekleri telaşına bile kapılmazlar...Umarım yapayalnız ölür, kefen modelinin hiç bir manası olmadığını o yalnızlık içerisinde idrak edersiniz...
ama işin aslı sizin ve siz gibilerin herhangi birseyi idrak edebileceklerine inanmıyorum... sizden sadece tiksinmiyor, az da olsa uzuluyorum.

Ve evet Michael...Dunyadaki en masum ruh...Keske savursan gene sapkanı uzerimize ve aydan kayarak dönsen gezegenimize...
seni seviyoruz...melekler de sevsin seni...mekanın neverland'den daha guzel olsun...cennet olsun...

27 Haziran 2009 04:41
Adsız dedi ki...

Bu arada az once ki mesaj bana ait.
Adsız olarak geçmesi hoşuma gitmedi sanki adsızlığı tercih etmişim gibi...

hakaret etmek isterseniz...

comfortably_numb_1975@hotmail.com

27 Haziran 2009 04:43
iconjane dedi ki...

Sevgili comfortably_numb_1975@hotmail.com

biz burada kimseye hakaret etmiyoruz. Herkesin fikrini, yorumunu dinleyip, anlamaya çalışıyoruz.

Burası kişisel bir blog olduğundan yazılar tabii ki benim duygu ve düşüncelerimi yansıtacak ve sonuç olarak kimse kimsenin düşüncesini beğenmek zorunda değil.

ben buraya kafama göre yazıyorum, beğenen alıp gidiyor, beğenmeyen bırakıp kaçıyor... seçim senin...

27 Haziran 2009 11:19
Adsız dedi ki...

doğru...

"beğenen alıp gidiyor.beğenmeyen bırakıp kaçıyor..."

tek ereği, hedefi beğenilmek olan siz, o sebeple kişisel ve zararsız basit bir defter yerine herkesin ulaşabileceği interneti tercih ediyorsunuz."Beğenilmek..."

kafaya göre yazmak... ne olgun bir felsefe...

peki oyle yazın o zaman...kafanıza göre...ama dikkat edin mutlaka uyumlu olsun yazılarınızla kafanız...mesela sarışınken başka bir uslup olmalı, kızılken başka, kıvırcıkken baska cumleler kurmalısınız, fönlüyken başka...

siz kafanıza göre yazın...nasılsa sınır yok...

aslında belki bir deko-stil bloğu da ben açmalıyım...o yankı yapan kafanızı yapay ciceklere saksı olarak önerebileceğim türden...

ne de olsa özgür dünya...her sese izin var

herkes sizin kadar boş, hedefsiz ve umursamaz olma hakkını kullansa inanın hayat durur, çekilmez olur...


toptan yok olmanızı dilemek yapabileceğim en masum sey su an...zira gözlerinizin açılmasını ummak ya da beklemek aptallık olur...

bir celebrity'nin cenazesinden prim yapmanıza katkıda bulunmaktan oturu eshef duyuyor, atışmaya kesin bir son veriyorum...

iyi gunler

icon jane...
icon john...
icon junior...(hayatınızın buluşu olmalı bunlar...kesin)

27 Haziran 2009 18:58
iconjane dedi ki...

Sevgili cn1975,

elbette herkes gibi "beğenilmek" benim de hoşuma gider, çünkü bu zaten doğduğumuz andan beri bize dikte edilen bir olgudur. ancak hayatımın yegane ereğinin "beğenilmek" olduğunu varsaymak biraz ön yargılı bir yaklaşım olur. yine de bu konularda açıklama yapmaya gerek olduğunu sanmıyorum çünkü sen karşındaki kişinin hayatının anlam ve amacını bir tek cümleden ya da bir kaç yazıdan, resimden anlayabileceğini düşünüyor ve düşünmekle kalmayıp, yargılayıp hüküm verebiliyorsun.

Michael Jackson için "dünyadaki en masum ruh" yorumunu okuduğumda "acaba masum kavramını anlamlandırış biçimlerimiz mi farklı" diye düşünmekten kendimi alamadım ancak son yorumunda kullandığın "toptan yok olmanızı dilemek yapabileceğim en masum sey su an" cümlen ile masum anlayışlarımızın farklı olduğuna inancım kuvvetlendi. (diğer seçenek olan "senin ruhunun masumiyetten gerçekten çok uzak olduğu" düşüncesini seçmemek adına...)

"aslında belki bir deko-stil bloğu da ben açmalıyım...o yankı yapan kafanızı yapay ciceklere saksı olarak önerebileceğim türden..." demişsin. kuvvetle destekliyorum kendi blogunu yazma fikrini, blogunu da severek takip sanırım. ama şunu unutmamakta fayda var ki, kendi düşünce ve görüşlerini açık açık beyan etmek, beğenilmek isteği kadar beğenilmemeye tahammül etme cesaretini gerektirir. (peki sen buna hazır mısın??)

Ben burada her türlü düşünce yoruma açık bir şekilde yazıyorum. Ve tüm yorumları da saygı ile kabul ediyorum.

konuyu uzatmak istemediğine göre ben de sana çok mutlu, huzurlu ve herşeyden önemlisi "yargılamadan" önce, "anlamaya çalışmanın" geldiği bir hayat diliyorum.

27 Haziran 2009 20:04

Yorum Gönder

Bu ay en çok okunanlar