



23 Mayıs gecesi İstanbul gençliğinin yarısı neredeydi dersiniz?
Pekala biraz da benden bahsedelim. Ben de, hemen hemen her çalışan veya okuyan genç ruhlu insanın yapacağı gibi cumartesi gecesini sokaklarda eğlenerek geçirmeyi sevenlerdenim.
Akşam üzeri biri Zara'dan biri de Mango'dan almış olduğum iki elbiseyi terziden almak üzere Bağdat Caddesine -bizim burada tabir edildiği şekli ile - indim.
Elbiseleri aldıktan sonra yürüyüşüm sırasında Cafe Cadde'de -ki kendisi caddedeki cafe zihniyetinin başlangıcını temsil eden ve bu yaz yeniden popüler olan cafelerden biridir- oturan bir kaç arkadaşıma rastladım. Yanlarında biraz oturmaya karar verip bir sandalye çektim. Orada oturduğumuz bir kaç saat sonunda bizi görüp bir sandalye çeken o kadar çok kişi oldu ki sonunda etrafta masamıza eklenecek masa bulamadığımızdan başka mekanlara dağılmaya karar verdik.
Ben ve iki arkadaşım -yeni elbiselerimden birini giymeye kararlı olduğumdan - gece eğlencemize hemen hemen her hafta olduğu gibi bu hafta da Asmalımescit ve cirasında devam etmeye karar verdik.
Resimlerde gördüğünüz
Mango'dan aldığım rengarenk desenli ve göğsü fırfırlı
maksi elbisemi, yine Mango'dan almış olduğum
civit mavisi kısa kollu ve karpuz omuzlu hırka ile kombinledim. Elime ise
Miss Selfridge'den kontrast renkli bir clutch aldım.
Öncelikle Asmalımescit'e gitme planlarımızı saat oldukça geç olmuş olduğundan, bu haftalık pas geçip direkt Nuteras'ın kapısında bulduk kendimizi. Geçen hafta bomboş olan kapıda, geçen haftanın aksine bu hafta o kadar büyük bir kalabalık vardı ki, mekanın yıllardır görmediği ilgiyi bu hafta gördüğünü hatta neredeyse İstanbul gençliğinin yarısının orada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Hatta magazin dergilerinde görmeye alıştığımız isimlerden bazılarının bile kalabalıktan içeriye girmek için beklemek zorunda kaldıklarını ve aralarında "sanki Paris'te VIP klüp kapısı neler oluyor burada anlayamadım" şeklindeki isyanlarına da şahit oldum.
İşin üzücü tarafı kapıdaki onca kalabalığa rağmen içerideki müziğin inanılmaz başarısız olması idi. Geçtiğimiz hafta sabaha kadar eğlendiğimiz -hem güzel müzik hem de aşırı olmayan kalabalık sayesinde - mekan sanki bir hafta sonra bambaşka bir yere dönüşmüştü.
Fazla uzun süre tahammül edemediğimiz işkenceden kurtulmak için Nuteras'tan ayrılıp, müziğinin her zaman iyi olduğunu bildiğimiz Yan'a -bilmeyenler için Roxy'nin yanında pub havasındaki minik bar - gitmeye karar verdik. 2 hafta sonra kapılarını kapatacak olan Yan o gece her zaman alıştığımız kalabalığa sahip olmamasına rağmen Nuteras'taki izdiham'dan sonra bize son derece rahatlatıcı geldi. Güzel müzik ve bir iki içki sonrasında evimizin yolunu tuttuk.
Popüler olan bir mekanın suyunun çıkarılması sadece bizim memlekette mi yoksa dünyanın her yerinde mi gerçekleşen bir olgu merak ediyorum ve önümüzdeki haftasonu için eğlenecek yeni mekan arama derdine düşmeden önce önümüzde koskaca 5 gün olduğu için seviniyorum.