İstanbul'da Bir Cuma Günü Nasıl Geçerdi?

29 Mart 2010 Pazartesi

Amerika'dan döner dönmez özlediğim arkadaşlarımla hasret gidermek için planlar yapmaya başladık. Planlardan biri de cuma günü hafif bir öğlen yemeği için Galata'daki Building'de toplanmaktı. Building'de sergilenen Begüm'ün geri dönüşüm projesi dahilindeki mini sergi de görülmeye değerdi..

Kızları beklerken Building'in içinde dolanıp genç tasarımcıların yeni koleksiyonlarındaki parçalara göz attım. Şok edici yenilikte yeni fikirler göze çarpmasa da denenmeye değecek bir çok parça bulmak mümkündü.

Tasarımlarını beğenerek izlediğimiz Zeynep Tosun'un yeşil eteği ve yine genç tasarımcılardan Elif Ergin'in beyaz bluzunu ben denerken sevgili Deniz de beni fotoğraflamaya gönüllü oldu.

Ceylan Zigoşlu'nun dışarıdan kullandığı parlak vatkalar ile yarattığı kabarık omuz detaylı siyah elbisesi de Building'deki eğlenceli paröalardan biri idi.

Kıyafet denemekten yorulduğumuz bir anda blogger arkadaşlarım DB JUNK ve Off Ne Giysem ile süpriz pastamı üfledim.. Tabii yaşlanmadan yola devam etme kararı alarak...

Deniz ile birlikte Galata sokaklarında fotoğrafımızı çekmesini rica ettiğimiz turistlere bir de güzel çekmeleri için talimatlar verirken...

Tabii ki günün devamında ayakta kalabilmek için yemek yemek de şart. Merak edenler için söyleyeyim, hepsini yemem zaten mümkün değil bu tabağın. Patateslerin tadına bakıp tavuk ve peynirleri silip sürüyorum...

iconjaneAşkam üzeri kendimi Zeynep Erdoğan ve Ayşe Deniz'in yeni koleksiyonlarını görmek için atölyelerindeki Happy Hour'a atıyorum kendimi. Çok sevdiğim bloggerlardan Styletricks ve Styleistico ile karşılaşıyorum ve kızlarla sohbet etmekten geri kalmıyorum. Berra Terzioğlu bluzum ve Zeynep Erdoğan ceketim...

Zeynep Erdoğan tasarımlarına bayıldığımı bilmeyen kalmadı sanıyorum. Pembe Zeynep Erdoğan ceketimle geldiğim mekandan bu harika Zeynep Erdoğan tişörtü de torbama eklemiş olarak ayrılıyorum. Orada tanıştığım ve blogunu böylelikle keşfetme şansı bulduğum Moda Tutkusu'na da bu harika fotoğraf için teşekkür ediyorum...

Ayşe Deniz'in pleksiglas broş ve kolyelerinin de beni benden aldığını itiraf etmek zorundayım. Tabii ki bir adet edinmeden duramadım ama devamını da aksesuar koleksiyonuma eklemek üzerine en kısa zamanda bir ziyaret daha planlıyorum mağazaya.

Türkiye'ye döner dönmez özlediğim ve çok sevdiğim bir çok insana rastlamak için harika bir fırsat oldu bu happy hour. Vogue online editörü Barış Çakmakçı ve Urban Confessions'ın yaratıcısı Hazal Yılmaz da bunlardan ikisi idi...

Zeynep Erdoğan ve Ayşe Deniz tasarımlarına doymak için gitmeniz gereken yer: Dr. Orhan Ersek Sokak no: 29/2 Teşvikiye

Tarif: Teşvikiye karakolunun karşı sokağından girilir, ileride pabucci’nin karşı çaprazı köşe apartman bulunur, apartman kapısında Ayşe Deniz ve Zeynep Erdoğan tabelası görülür, her daim açık olan apartman kapısından aşağıya inilir...

Blog Widget by LinkWithin

6 comments

DB JUNK dedi ki...

Ferhan'cım enerjine hayranım:) Ne güzel bir program olmuş sonrasında da:)

29 Mart 2010 18:25
iconjane dedi ki...

@DB JUNK deniiizzz o kadarla kalsa iyi happy hour sonrası arkadaşlarla yemek ve sabaha kadar dans da var.. ama onu twitter'dan takip edenler gördü ancak : ))

29 Mart 2010 22:02
DB JUNK dedi ki...

Harikasın, senle olan çok şanslı:)

29 Mart 2010 22:17
derin dedi ki...

canım bayıldım yeşil eteğine:) bu kız çok başarılı, bilstore'dan beri takip ediyorum, kötü işine denk gelmedim. etek de çok başarılıymış:)

1 Nisan 2010 15:22
Adsız dedi ki...

gözlüğünün markasını ve modelini söylemen mümkün mü ya lütfen lütfen lütfen=)

4 Nisan 2010 15:17
iconjane dedi ki...

sevgili adsız, gözlüğün markası yok
amerikada herhangi bir dukkandan begendim aldım aslında...

6 Nisan 2010 14:33

Yorum Gönder

Bu ay en çok okunanlar