Meksika'da Bir Gün Hepimize Yeter

24 Mart 2010 Çarşamba

Pekala sizlere Meksika günümüzü anlatmadan geri döndüm ama buradan yazıyorum. Sabahın ilk saatlerinde arkadaşlarımız Valerie ve Dustin'in evinde minik çaplı bir waffle partisine uğradık. Dikkatinizi çekerse ilk defa resim çekmeyi unutup yemeğe daldım sonrasında anımsayıp ısırılmış waffle'ımı sizlerle patlaştım...

Dustin'in yaptığı wafflelar o kadar lezzetliydi ki yerkes hepimizin kendinden geçtiğini itraf etmeliyim.

ps. Hey V. and D. thanks for the delicious waffles and the great coffee, that morning was definitely one of my favourites in San Diego...

Sabah kahvaltısında fazla kahve ve tatlı sonucu Meksika öncesi içi içine sığmayan iki canavar yarattı. Ne yaptığımıza dair en ufak bir fikrimiz yok...

Araba ile 15 dakika uzaklıkta olan Meksika sınırına gidip arabamızı park ettik ve yürüyerek sınır kapısından geçtik...

Elimizi kolumuzu sallayarak geçtiğimiz sınır kapısı ardından çevrede olup biteni izleye izleye Meksika'ya hoşgeldik...

Sınırı geçtiğinizi bilmeseniz bile bir anda değişen çevre koşulları ile artık Amerika'da bulunmadığınızı anlamakta fazla zorlanmıyorsunuz.

San Diego'nun kapı komşusu Tijuana Meksika'ya hoşgelmiş bulunuyoruz. Bu arada Tijuana'nın günümüzde dünyanın en tehlikeli şehirlerinden biri kabul edildiğini eklemekte fayda var. Pek de tatil için tercih edilecek bir mekan değil anlayacağınız.

Meksika sokaklarındaki dükkanların bizim turistik dükkanlardan fazla farkı yok aslında. En belirgin fark bizde Türk kahvesi ikram edilirken onlarda Tekila shotları sunulması oluyor.

Meksika dövüş maskeleri Meksika kültürünün önemli bir yerini işgal ediyor. Ben de denemeden geçmiyorum.

Meksika'yı aslında hayal ettiğim kadar renkli bulmuyorum ama renkli pozlar verme fırsatını yakalayınca bu durumdan faydalanmayı da ihmal etmiyorum.

Meksika'nın en güzel yanı acıkan karınlarımızı doyurmak için ne sececeğimizi dert etmemek. Çünkü biliyoruz ki ne yemeğe karar verirsek verelim ağzımız sulanarak midemize indirebileceğiz...

Pekala hazır gelmişken her türlü geleneksel eğlenceye ayak uydurmaya çalışmaya karar veriyoruz. Üst üste tekila shotlar pek benim alanım değil...

İçki konusunda başarılı performansından sonra kazan tabii ki Selin oluyor.

Ancak bu ağır yenilgiyi kolay kolay kabul etmeyen ben, Selin'i yeni bir alanda kapışmaya davet ediyorum.

Ve tabii ki Rodeo'da ezici üstünlüğüm ile durumu eşit hale getirmeyi başarıyorum...

Amerika'ya dönmek daha bile kolay oluyor. Amerika'ya gider yazan duvar yazılarını takip ediyoruz...

Yorucu bir günden sonra karidese doyamadığıma karar veren ben bir de karidesli makarna yiyorum akşam yemeği niyetine.

Tabii aldığımız kalorileri yakmak amacı ile ata sporu olan bilardoyu seçiyoruz kendimize...

Ve bilardoladan pek de anlamayan Amerika'lara, Türk'ler hakkında etkileyici dersler vermeye devam ediyoruz...

Blog Widget by LinkWithin

8 comments

KIZ KIZA TOPLANDIK dedi ki...

Iconjane, ne zaman blogunu acsam agzim sulaniyor! Birde bu kadar yuksek kalorileri nasil yakiyorsun wafflelar,makarnalar... Resimlerde cok fitsin ayrica. Sevgiler, takipcinim.

24 Mart 2010 14:12
Bilun Şen dedi ki...

Yaşasın, Meksika :)) Gitmiş kadar oldum valla, çok kocaman sağol :p

24 Mart 2010 15:49
Adlı dedi ki...

Bilardo ile kalori yakmak!
Türk her yerde Türk abi :)

24 Mart 2010 18:21
Adsız dedi ki...

bilardodan anlamayan amerikalılar bilardonun alt dalı olan amerikan bilardosunu keşfetmişler?

24 Mart 2010 19:27
fluffy dedi ki...

yine yemekler havada uçuşuyor :) afiyet olsun cnm , bizim için de ye walla. bu arada doğum günün kutlu olsun , nice sağlıklı senelere inşallah :)

24 Mart 2010 19:27
DB JUNK dedi ki...

Texmex olayına bayılıyorum:) Meksika yemeklerini kim sevmez:)

25 Mart 2010 11:00
reader:) dedi ki...

yemekleri gördükçe bir tuhaf oluyorum, istanbulda meksika mutfağından nereyi tavsiye edersin oradakileri gördükten sonra...

25 Mart 2010 14:47
my makeup story dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi. 27 Mart 2010 14:59

Yorum Gönder

Bu ay en çok okunanlar