SF is for Selin-Ferhan

17 Mart 2010 Çarşamba

Güne sabah sporu ile başlamak kadar sağlıklısı olamaz sanıyorum. Yapabilenlere ''bravo'' diyerek ben kahvaltıma geçiyorum.

Biliyorum kaloriler konusunda endişe ediyorsunuz ancak tuz ve sirkeli cipslere karşı koyamadığımdan bir sabahlık kahvaltımı hakkımı bu yönde kullanıyorum.. Tabii ki Coca-Cola'm ile birlikte...

Kahvaltı'dan sonra keyifli bir tur için arabaya atlayıp başlıyoruz dolaşmaya.

Selin'ciğim yılların tecrübesi ile geçiyor direksiyon başına. Bense herkesin inanılmaz dikkatli ve saygılı araba kullandığı bir ülke'den İstanbul'a dönüşte trafiğe adapte olmak konusunda birazcık zorlanacağı endişesi taşımaya başlıyorum...

Araba kullanmaktan yorulunca biraz da çevre dükkanları gezmeye karar veriyoruz. Jean satan bir mağazada Mavi standı görünce yuvasını bulmuş yavru kuşlar gibi zıplıyoruz. : )

Burnumda tüten minik yeğenime harika bir tulum alıyorum. Ne de olsa teyze anne yarısıdır...

Mesajlı tişörtlere olan ilgim San Diego'ya geldiğimden beri artış gösterdi. Renklerinden dolayı bana uzak olsa da sarı tişörtün mesajının hakkını verecek harika birini tanıdığımdan almada duramadım. Bir de yumuşacık Marc by Marc Jacobs tişört'ü giyip Marc diye haykırmaya niyetliyim...

Urban Outfitters'da da kendimi kaybetmemek için üsün çaba harcıyorum. Ama Wolverine tişörtünü görünce tabii ki kendimi tutamıyorum.

Alışverişe son verip karnımızı doyurmak için sığınacak bir kafe arayışına başlıyoruz.

Açlıktan gözü dönen bir ikili olarak menüdeki hemen her şeyi yemek istiyoruz ama kendimizi tutup sadece yeteri kadar ısmalıyoruz.

Meksika yemeklerine olan ilgimizi artık fark etmeyen kalmadı sanıyorum. Peynirli Quesadilla ile başlayan yemeğimizi silip süpürdükten sonra...

Bu sefer de Amerikan mutfağından bir seçim yapıp bol acılı Buffalo Chicken Strips istiyoruz. Bol acılıyı seviyoruz ama yine de Adana Kebap arzumuzu bastıramıyoruz.

San Francisco'ya gidip gitmemek arasında gidip gelirken, San Francisco 49ers takımının logosu takılıyor gözüme. Çocukluğumda kafamdan hiç çıkarmadığım aynı logolu şapkamı anımsıyorum. Soran herkese SF'nin anlamını Selin-Ferhan olarak açıkladığım günleri gülümseyerek anımsıyorum. Bugün hala bu amblemi görünce ayrılmaz bir ikili olan Selin-Ferhan isimlerini düşünüyorum, bir de tabii ki hiçbir zaman ayrılmayacaklarını umduğum iki isim olan Sülün-Fahri'yi....

Hepinizi çok özledim...

Blog Widget by LinkWithin

8 comments

Aysegul (acarhatun) dedi ki...

acilen bi SF nasıl formda kalıyor postu bekliyorum =)))

17 Mart 2010 21:46
Adsız dedi ki...

Bütün bunlar parayla oluyo tabi. Şanslısınız.

17 Mart 2010 22:36
nymphedora dedi ki...

aman tanrım o koca fiyonklu elbiseyi çılgınca istiyorum şu an!! içimdeki canavarı uyandırdınız, aferin :)

18 Mart 2010 02:40
seda dedi ki...

evet, ben de acilen bi 'SF nasıl formda kalıyor?' postu bekliyorum :)

18 Mart 2010 10:53
MODA CADISI dedi ki...

Selin'in elbisesi gerçekten şeker, bu gidişle dönüşte uçağa bir kaç kilo daha ağır bineceksiniz ama ben olsam ben de yerdim :))

18 Mart 2010 14:50
iconjane dedi ki...

@ayşegül bu sadece tatil normalde ben böyle yemiyorum tabii ki. ama selin hep böyle yiyor ve formda kalıyor. şanslı genler diyoruz biz onalara... İşin komik tarafı buraya gelmek için biriktirdiğimiz para ile Çesme'de 1 hafta tatil yapmak otel ve beachler ve yemek ve eğlence ile aynı fiyata mal oluyor...

@nymphedora evet elbise şeker, Selin'den de tam hediye olur zaten : )

@seda SF formda kalmak için özel bişey yapmıyor yapamıyor. Ben normalde dikkat ediyorum, Selin ise sadece şanslı...

@MODA CADISI neyse ki ucakta aldığımız kilolar için extra para istemiyorlar yoksa ciddi anlamda battık demektir... : )

18 Mart 2010 20:19
butterflyfeeling dedi ki...

orda olup düşüneceğim son şeydir heralde kilo alma takıntısı :)
keşke zaman bulabilsemde gidebilsem yemek umrumda olmaz gerçi aç gezerim ama gezerim (fazla attım sanki)
bende o fiyonklu elbiseye bayıldımmmmmm ama made in turkey değil sanki :((

18 Mart 2010 20:50
Aysegul (acarhatun) dedi ki...

kilo konusuna şundan değindim ben Amerika da 1 yıl kaldım naçizane şöyle bir + 22 kg ile döndüm...hımmm nası derler su bile yaradı =) fobik oldum fobik! ondan sordum. yoksa sürekli kilo muhabbeti yapıp eğlenceyi kabusa çevirenlerden değilim =)) misal şimdi bi Adana olsaaaa ;=) ihihihi

18 Mart 2010 23:43

Yorum Gönder

Bu ay en çok okunanlar