Absolut Glimmer ve Erdem Akan'ın Yasak Elma'sı Üzerine

20 Aralık 2010 Pazartesi

Son zamanlarda gece hayatının renkli simalarından Absolut'un yeni şişesi Glimmer pek gündemde bildiğiniz üzere. Hatta gecenlerde Nişantaşı sokaklarında gezerken 4 farklı tasarımcının Glimmer şişesi için yaptıkları tasarımlara bakıp fikir yürütüyorduk.

Ben görüp de pek beğendiğim Kırmızı masalı tasarımın tasarımcı Erdem Akan'a ait olduğunu ve Adem ve Havva'nın elma hikayesinden, kırmızı elmanın cazibesi ve Absolut Glimmer'ın parıltısından (twitter takipçilerim bu konulardaki hassasietimi bilir) yola çıkarak tasarlandığını internette okuyunca kendisine sizlerle paylaşmak üzere bir kaç soru sormadan duramadım.


F.T. Malum Türkiye’de halen en geçerli ve hemen her ailenin çocuğu için arzu ettiği mesleklerden biri mühendislik kabul ediliyor. Siz ise Boğaziçi Üniversitesinde Makine Mühendisliği okuduktan sonra mühendislik yapmak yerine tasarıma yönelmeye karar vermiş ve eğitiminize bu yönde devam etmişsiniz. Etrafınızdan ‘’oğlum, mühendis olmak varken ne tasarımı?’’ diyenler olmuştur mutlaka. Bu süreç nasıl gelişti biraz bahseder misiniz?

E.A. 80’li yılların sonunda tasarım ülkemizde pek de bilinen bir meslek degildi. Benim tam olarak ismini koyamasam da ürün tasarımına ilgim vardı ve bunun mühendislik disiplinine ait bir alt alan olduğunu zannediyordum. Bir makinanın mekanizmasını yapan kabuğunu da yapar gibi. Böyle olmadığını makine mühendisliğinin ikinci yılındayken ziyaret ettiğim yurtdışı eğitim fuarında tasarım okullarını gördüğümde farkettim. O günden sonra da ürün tasarımı hayatım oldu. Makina mühendisliğini bu tutkuma rağmen üçüncü olarak bitirdiğim için sanırım, ailem bunun bilinçli bir tercih olduğunu anladılar ve sadece destek oldular.

F.T. Erdem Akan deyince bugüne kadar ilk akla gelen tasarımlar eastmeetswest çay bardağı, sitbag ve Boğaz yüzük oluyordu. Absolut Glimmer için tasarladığınız XOXO isimli masa ve lamba da bu listede yerini alacak gibi görünüyor. XOXO’nun çıkış noktasını ve sonunda aldığı şeklin size ifade ettiklerini anlatabilir misiniz?

E.A. Yeni Absolut şişesi Glimmer için aydınlatma ve sehpadan oluşan bir ortam tasarlamamız istenmişti. Bu ortamın tıpkı markanın ruhu gibi yalın ama güçlü, seksi ama sofistike olması gerektiğini düşündüm. Birçok eskiz içerisinden beni en çok etkileyen yasak elma- yılan temasını seçtim. Yılanların ve elmanın soyutlanarak son haline gelmeleri bilgisayar ortamında sürekli modelleme ve revize etmeler sonunda oldu.

F.T. Tasarımın ismi ‘’XOXO’’ da yasak elmaya öpücük göndermek adına mı seçildi? Tasarımınız bu ismi nasıl aldı?

E.A. Glimmer şişesinin üzerindeki “X” gibi caprazlar, ve buna karşılık şişenin kesitinin her yerde “O” gibi yuvarlak olması ilham verici oldu. Üstelik bir de yılanlar şişeye sarılıp öpüyor gibiydi.

F.T. Belirli bir markanın belirli bir ürünü için tasarım yapmak ile bağımsız bir tasarım yapmak arasında ne gibi farklar oluyor?

E.A. Tasarım yapmak icin özgürlükten çok sınırların var olmasına inanırım. Sınırlar ve sınırlamalar tanımları, anlamları ve değerlendirilebilir yaratıcılığı getirir. Bu sebeple belirli bir marka için tasarım yaparken genelde bu sınırlar firmadan gelir. Eğer bağımsız olarak bir nevi sanatçı gibi tasarım yapıyorsam da, kendi sınırlarımı ve tanımlamaları o projenin başında kendim mutlaka belirlerim.

F.T. Sizin tasarımlarınızda önceliğiniz nelerdir? Görüntü, fonksiyonellik, içerik?

E.A. Fikir! Kesinlikle fonskiyon ve form bu fikri takip ederler. Telefonda anlatabiliyor olduğunuz tasarımlar beni tatmin eder. Bu estetik ve fonksiyon önemli degil anlamında kesinlikle değil. Ama daha çok güzel fikir, zaten güzel çalışır ve güzel görünür anlamında. Tıpkı bir şiir gibi.


F.T. Tasarımlarınızı, tasarımın belirli aşamalarında iş arkadaşlarınız veya aileniz ile paylaşıp fikir alışverişinde bulunuyor musunuz? Yoksa ‘’tasarım baştan sona yalnız bir süreçtir’’ diye mi düşünüyorsunuz?

E.A. Tasarımın demokratik bir süreç olmadığına inanıyorum. Bir kişinin sadece bir kişinin kararlar vermesi, seçimler yapması gerekiyor. Ama bunu yapabilmek için de bu kişinin mümkün ve yeterli olduğu kadar güvendiği ve inandığı kişilerle görüşmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben de bu sebeple paylaşım ve fikir alışverişi yaparım.

F.T. Kafanızda bir tasarımın taslağının oluşması ile o tasarımın elle tutulur bir biçimde hayata geçmesi arasında ortalama bir süre var mıdır? Var ise ne kadardır?

E.A. Bu projeye göre değişiyor. Tasarım için her ne kadar fikir önemli de olsa, elle tutulur dediğiniz sonuç için hemen hemen bu fikrin hiç bir önemi yok gibidir. Sürekli bir geliştirme ve iyileştirme süreci başlar, ve bu süreçten her zaman ilk defa geçeceğiniz için, önceden ne gibi sorunlarla karşılaşacığınızı da tam olarak bilemezsiniz. Ve bir saniye de aklınıza düşen bu fikri gerçekliştirmek için aylar geçtiğini fark edersiniz.

F.T. Tasarım yapmak ve özgün bir şeyler yaratmak için elbette bir çok kaynaktan da beslenmek gerekiyor. Siz kendi adınıza bu beslenme gereksiniminizi nelerle gideriyorsunuz?

E.A. En çok yaptığım insanları gözlemlemek. Farklı alışkanlıklardaki ve kültürlerde ki insanları gözlemlemek özellikle seyahatlarım sırasında mümkün oluyor. Bunun dışında Felsefe ve şiir okumak herzaman bana iyi geliyor. Şimdilerde ise yeni ilham kaynağım kızım Sofya.

F.T. Biraz da gelelim işin internet tarafına. Takip etmekten zevk aldığınız tasarım blogları hangileridir? Neden?

E. A. designws.com, ve dezeen.com günlük takip ettiğim iki site. Her ikisi de hem tasarım hem de etrafındaki sanat mimari gibi disiplinlerden seçici gelişmeleri paylaşıyorlar.


F.T. Son olarak da şunu sorayım; bir ayakkabı tasarlayacak olsanız (tabii ki bir bayan ayakkabısı) nasıl bir ayakkabı olurdu?

E.A. Bir bayan için bir ayakkabının asla yetmiyeceğini bildiğim için sanırım bu bir koleksiyon olurdu. Kadının çeşitli ruh ve mood hallerine göre giyebeleceği 5-10 farklı tipolojiden oluşan ama yine de bir aile olan. Klasik tipolojileri çok deforme etmeden dikkat çekici detaylarla zenginleştirirdim. Ah bir de renk kombinasyonları bir çırpıda değiştirtebilecek bir çözüm de bulabilirsem harika olurdu herhalde.

Sevgili Erdem Akan'a sorularımı yanıtladığı için teşekkür ediyorum ve yeni projelerini heyecanla bekliyorum.

Blog Widget by LinkWithin

1 comment

seda dedi ki...

sorular çok şık, erdem akan ve tasarım için söylenecek çok söz yok. mia'da ben de erdem'in bu tasarımlarına yer vermiştim: http://www.mia-posta.com/sanat_tasarim/kliseye_kac.html basit bir şeyi sıradışı yapabilen bir gözü var kesinlikle..

20 Aralık 2010 16:48

Yorum Gönder

Bu ay en çok okunanlar