Singapur Günlüğümüz Başlamıştır

2 Aralık 2010 Perşembe

Twitter'dan takip edenlerin zaten bildiği gibi bu hafta da Singapur'dayım. Ailemin bir tarafının köklerinin buralara dayanması ve burada bir çok akrabamız olması sebebi ile Singapur benim için tatil mekanından çok aile ziyareti anlamına gelse de, gezip gördüklerimi de sizlerle paylaşmadan duramayacağım.

Singapur'da havanın hep sıcak olması sebebi ile eve dönmeden önce güneşlenmeden bir gün geçirmek, hele de aralık ayındaysak aklımdan bile geçmez. Singapur'a geldiğimizde her zaman kaldığımız Treetops'un havuzu her zaman çok güzel ama ilk defa yanımda kardeşim olmadan eskisi kadar eğlenceli değil...

Bu fotoğraf sevgili kardeşim Fahir'e...


İlk günümüzde, 18 Mart 2010'da açılan Universal Studios Singapur'a gitmeye karar veriyoruz hem Singapur'lu hem de Türk bir kaç kuzenimle ve soluğu Sentosa Ada'sında alıyoruz.

Hava o kadar sıcak ve nemli ki daha eğlence parkının haritasında gezilecek yerlere bakarken bile terlemeye başlıyor insan.

Bir şekerci dükkanının önünde bunları görüp içeri girmeme iradesini gösterebilmek herkesin harcı değildir, o sebeple tebrikleri kabul etmeye başlayabilirim diye düşünüyorum.

Universal Studios'daki eğlence anlayışının çoğunlukla küçük çocuklara yönelik olduğunu itiraf etmeliyim. 4D film izlemek için beklediğimiz dakikalar ve onlarca çocuk karmaşasından sonra bari gözlüklerle poz verelim de kendi kendimize eğlence olsun diye düşünüyoruz.

Aşırı sıcağa rağmen sokaklarda hep bir eğlence ve festival havası mevcut elbette. Hafta içi olması sebebi ile aşırı olmaya kalabalıkla birlikte biz de içerideki farklı bölümleri ziyaret ediyoruz. Misal burası Hollywood ve bunlarda cidden güzel sesli bir boy band...

Bu da eski Mısır'dan bir kare. Aslen gayet manasız olan bu fotoğraf karesi sevgili bayan takipçilerim için çekilmiştir... : )

Yemeklere gelince USS içinde yemek yenilebilecek hemen her yer fast foodcu. Benim ki de hızlı bir hint yemeği. Baharatlı ve acı seven biri olarak durumu idare ettiğimi söyleyebilirim ama biraz hayal kırıklığına uğradığımı itiraf etmeliyim.

Bu tişörtü giyen arkadaş yanımdan geçerken kendimi tutamayıp kendisinin koluna yapıştım. O kadar sempatik ki bana seve seve poz verdi. Ben de bu tişörtün Türkiye'deki bazı arkadaşlara ne kadar çok yakışacağını düşünmeden edemedim. (Bu arada tişört ''Standart bir ayıdan daha zeki'' şeklinde tercüme edilebilir.)

Universal Stuidos'daki yorucu deneyimden sonra şehrin bir kısmını teleferik ile geçip neler olup bittiğine tepeden bakmaya karar verdik ve işte sizlere kuş bakışı bir Singapur manzarası...

Blog Widget by LinkWithin

7 comments

tarih84 dedi ki...

wooow, twitterdan görmüştüm ama devamı daha şahaneymiş.hangi ara hangi ülkedesin takip ederken yoruluyoruz.leyleği uçakta mı gördün bu yıl? yeni yılda da bu kadar güzel geçirisin umarım hatta daha güzellerini, sevgiler.

3 Aralık 2010 01:07
Coşkun Hürsel dedi ki...

Hani hamamlarda soğukluk odası olur ya, hamamın sıcağı ile dışarısı arasında bir araf yeridir, böyle çok aşırı sıcak ile çok aşırı soğuk yerlere gitmesi neyse de, dönüşü felaket oluyor. Hamamların soğukluk odası gibi bir ara yer lazım. Ben de mesela, 17 derecelik Ankara'dan -1 derecelik Londra'ya düştüm, şu anda kemiklerim sızlıyor soğuktan:(

3 Aralık 2010 02:11
Adsız dedi ki...

cok merak ettim...senin kökenlerin baska nerelere dayanyor bakalim? hep tahmin ediyordum zaten, degisik bir havan var.

3 Aralık 2010 03:44
Tjaala dedi ki...

sicakmis orasi yaaa. -7 derece burasi.
kiskandimm
bir gun ben de gidicem oraya kisin ortasinda

3 Aralık 2010 08:43
MODA CADISI dedi ki...

I wanna "walk like an egyptian" :))

3 Aralık 2010 10:49
zumrutstyle dedi ki...

yıllar önce gitmiştim Singapur'a, Uzak Doğu'nun incisi kesinlikle, tadını çıkar!

3 Aralık 2010 14:18
Itır dedi ki...

Türkiye de değilken daha düzenli blog yazıyon:)

4 Aralık 2010 11:18

Yorum Gönder

Bu ay en çok okunanlar