
Pekala sizlere
Meksika günümüzü anlatmadan geri döndüm ama buradan yazıyorum. Sabahın ilk saatlerinde arkadaşlarımız
Valerie ve
Dustin'in evinde minik çaplı bir
waffle partisine uğradık. Dikkatinizi çekerse ilk defa resim çekmeyi unutup yemeğe daldım sonrasında anımsayıp ısırılmış waffle'ımı sizlerle patlaştım...
Dustin'in yaptığı wafflelar o kadar lezzetliydi ki yerkes hepimizin kendinden geçtiğini itraf etmeliyim.
ps. Hey V. and D. thanks for the delicious waffles and the great coffee, that morning was definitely one of my favourites in
San Diego...

Sabah kahvaltısında fazla
kahve ve tatlı sonucu Meksika öncesi içi içine sığmayan iki canavar yarattı. Ne yaptığımıza dair en ufak bir fikrimiz yok...

Araba ile
15 dakika uzaklıkta olan
Meksika sınırına gidip arabamızı park ettik ve yürüyerek sınır kapısından geçtik...

Elimizi kolumuzu sallayarak geçtiğimiz sınır kapısı ardından çevrede olup biteni izleye izleye
Meksika'ya hoşgeldik...

Sınırı geçtiğinizi bilmeseniz bile bir anda değişen çevre koşulları ile artık
Amerika'da bulunmadığınızı anlamakta fazla zorlanmıyorsunuz.

San Diego'nun kapı komşusu
Tijuana Meksika'ya hoşgelmiş bulunuyoruz. Bu arada
Tijuana'nın günümüzde
dünyanın en tehlikeli şehirlerinden biri kabul edildiğini eklemekte fayda var. Pek de tatil için tercih edilecek bir mekan değil anlayacağınız.

Meksika sokaklarındaki dükkanların bizim turistik dükkanlardan fazla farkı yok aslında. En belirgin fark bizde
Türk kahvesi ikram edilirken onlarda
Tekila shotları sunulması oluyor.
Meksika dövüş maskeleri Meksika kültürünün önemli bir yerini işgal ediyor. Ben de denemeden geçmiyorum.

Meksika'yı aslında hayal ettiğim kadar
renkli bulmuyorum ama renkli pozlar verme fırsatını yakalayınca bu durumdan faydalanmayı da ihmal etmiyorum.

Meksika'nın en güzel yanı
acıkan karınlarımızı doyurmak için ne sececeğimizi dert etmemek. Çünkü biliyoruz ki ne yemeğe karar verirsek verelim ağzımız sulanarak midemize indirebileceğiz...

Pekala hazır gelmişken her türlü geleneksel eğlenceye ayak uydurmaya çalışmaya karar veriyoruz. Üst üste
tekila shotlar pek benim alanım değil...

İçki konusunda başarılı performansından sonra kazan tabii ki
Selin oluyor.

Ancak bu ağır
yenilgiyi kolay kolay kabul etmeyen ben, Selin'i yeni bir alanda
kapışmaya davet ediyorum.

Ve tabii ki
Rodeo'da ezici üstünlüğüm ile durumu eşit hale getirmeyi başarıyorum...

Amerika'ya dönmek daha bile kolay oluyor.
Amerika'ya gider yazan duvar yazılarını takip ediyoruz...

Yorucu bir günden sonra
karidese doyamadığıma karar veren ben bir de karidesli makarna yiyorum akşam yemeği niyetine.

Tabii aldığımız kalorileri yakmak amacı ile
ata sporu olan
bilardoyu seçiyoruz kendimize...

Ve bilardoladan pek de anlamayan
Amerika'lara, Türk'ler hakkında etkileyici dersler vermeye devam ediyoruz...