Viyana'ya Da Gittik Beraber

11 Ekim 2011 Salı

Sizleri bilmem ama ben Çok Gezenler Kulübü'nü ilk günlerinden beri sıkı takibe almıştım. Berlin, Paris, Kopenhag, Roma derken sıra Viyana'ya gelince ben de kulübün tescilli bir üyesi oluverdim. Çok Gezenler Kulübü ile Viyana seyahati boyunca bir an olsun ayrılmadığım blogger dostum Billur Saatçi ile dolu dolu bir hafta sonu geçirdik.

Billur'un blogu Off Ne Giysem'de okumuş olduğunuzu tahmin ettiğim gibi Billur için Viyana'nın et dikkat çekici unsuru kapıları idi. Elbette yeni evli biri olarak yastık kılıfı, peçete gibi ev eşyalarına karşı hassas olmasını da pek doğal karşıladık...

Viyana gezimiz boyunca benim zaaflarım yemekler ve oyuncaklardı. Neubau'da kurulan ve çocukların kendi eşya ve oyuncaklarını sattığı bu sokak beni çocukluğuma ve kapının önünde kendi oyuncaklarımı satmaya çalıştığım günlere götürdü. Bu fevkalade fikrin günün birinde Türkiye'de de uygunlanabileceği fikri de beni oldukça heyecanlandırdı ne yalan söyleyeyim.

Dedim ya benim zaafım oyuncaklar konusunda. İşte Kirchengasse 40 numara'daki Bilderbox ve Kirchengasse 22 numaradaki Sixxa kesinlikle bu konudaki iki favori mağazam oldu. Değişik kitaplar, oyuncak ve özellikle koleksiyonu yapılabilen oyuncaklarla ilgileniyorsanız bu mağazalara uğramadan geçmeyin.

Viyana'da en çok keyif aldığımız ve minicik olmasına rağmen içerisinde kayde değer bir vakit geçirdiğimiz Le Shop (Kirchengasse 40/1 1070 Vien) da kesinlikle uğranması gereken mağazalardan biri. (Mağazalarla iligli daha detaylı fotoğraflar Çok Gezenler Kulübü fotoromanımda mevcut.)

Öğleden sonra mini bir kahve molası verip internete bağlanmak isterseniz bizim yaptığımızı yapın ve Le Troquet'e (Kirchengasse 18 Wien, 1070) uğrayın. Hava karardıktan sonra kalmaya karar verirseniz güler yüzlü ve sohbete hazır Fransız'larla karşılaşmanız da kaçınılmaz.

Viyana'da bir cumartesi günü kesinlikle gitmeniz gereken yer Naschmarkt'teki bir pazarı. Bizim şansımıza yüzünü gösteren güneş ile cumartesimizin çoğunu burada tezgahları derinlemesine inceleyeek geçirdik. Çoğunluğu Türk olan Naschmarkt bit pazarı ahalisi ile muhabbet etmek çok keyifli. Çok uygun fiyatlara çok güzel parçalar bulabilmek de - şapkam gibi - mümkün.

Naschmarkt'in bir diğer önemli özelliği de bizim Asmalımescit'e (en azından eski haline) benzeyen ve sokaklar boyu uzanan cafe ve restaurantları. Billur ile ortak fikrimiz tadına doyamadığımız bratwurstlardan daha fazla yemek için tekrar Viyana'ya gitmemiz gerektiği yönünde.

Elbette karnımızı sosis ile doyurup Şinitzel yemeden Viyana'dan ayrıldığımızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Şinitzel denince herkesin birleştiği ortak nokta olan Figlmüller (Wollzeile 5, A-1010 Vienna) tahminimizden çok daha minik bir dükkan. Ve rezervasyonunuz yoksa masa bulmak için en az yarım saat ayakta beklemeniz kaçınılmaz. Yine de şinitzelin lezzetinin beklediğiniz her dakikaya sonuna kadar değeceğini söylemekte yarar var...

Elbette bu kadar yemekle, bu kadar gezmekle kalmadık. Daha fazla fotoyu iconjane facebook sayfasında, daha fazla adresi Çok Gezenler Kulübü'nde bulmanız mümkün...

Blog Widget by LinkWithin

1 comment

MODA CADISI dedi ki...

Ben şapkayı çok beğendim, bayılıyorum böyle bit pazarı..vs den güzel parçalar bulmaya, iyi günlerde tak :)

13 Ekim 2011 15:07

Yorum Gönder

Bu ay en çok okunanlar