Bugün Ne Giydim - Boom Boom The Pit

17 Eylül 2014 Çarşamba


Beni instagram'dan takip edenler şubat ayından beri hayatımda olan ve hayatıma mutluluk katan kızım #BoomBoomThePit 'den haberdardır. 


Boom Boom, yavrulatmak için kullanılıp sonra da artık işe yaramaz denerek barınağa atılan yüzlerce köpekten sadece biri. Geçtiğimiz şubat ayında, barınakta depresyona girerek yemeden içmeden kesilip neredeyse ölümün eşiğine kadar gelmiş olan Boom Boom ile twitter'da gördüğüm bir ilan sayesinde yollarımız bir daha hiç ayrılmamak üzere kesişti.


Boom Boom'un hayatını zorlaştıran en büyük etkin cinsinin Pitbull olması. Hayatımda karşıma çıkan en iyi huylu ve sakin hayvan olmasına rağmen ülkemizde Pitbulllara karşı olan önyargı sebebi ile karşımıza çıkan hemen herkes tarafından korku ve tedirginlik ile karşılanıyor.


Oysa Boom Boom, hiçbir hayvanın sadece cinsine bağlı olarak doğuştan saldırgan olmadığının gerçek bir örneği. Hayvanlar da tıpkı insanlar gibi, onları yetiştirenlerin yönlendirmeleri ile şekillenerek büyüyorlar.


Elbette ben de hayatıma Boom Boom girene kadar bu denli sevgi dolu ve yumuşak huylu bir pitbull ile karşılaşacağımı bilmiyordum. Ancak onunla yaşamaya başladıktan sonra, çevreden gelen acımasız öryargıları yaşar ve bunun için üzüntü duyar oldum.


Yolda yürürken ilk günlerde yanımızdan korku ile geçen insanların zamanla Boom Boom'u tanıyarak sevgi ile yaklaştıklarını görmek benim için dünyalara bedel. İşte tam da bu sebeple bu blog postunu yazıp pitbulllar hakkındaki bu yanlış önyargıyı elimden geldiğince kırmayı arzu ettim.


Nasıl ki artık günümüzde insanları (yüzyıllar boyu aynen böyle yapıldığını unutmayalım) ırklarına, dinlerine ya da renklerine göre yargılayıp haklarında karar vermiyorsak, bir gün hayvanları da ırklarına göre yargılayıp mahkum etmekten vazgeçeceğimize inanıyorum. 


T-shirt - Cos
Tulum - Zara



Gözlük - Oliver Peoples
Ayakkabı - Superga
Sırt Çantası - Niyo by Niyazi Erdoğan (by Wonderland)


Bu arada köpek sahibi olduktan sonra dikkatimi çeken önemli noktalardan biri de köpeğiniz ile gidebileceğiniz mekanların neredeyse yok denecek kadar az olması. Teşvikiye gibi iki evden birinde köpek beslenen bir semtte bile köpek sever mekanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor ne yazık ki, tam da bu yüzden köpeklerimize kendilerini evinde hissettiren Moc Cafe, House Cafe Corner, NumNum, Aşk Cafe gibi ender mekanlara teşekkürü bir borç biliyorum.


Blog Widget by LinkWithin

4 comments

Mycuteroom dedi ki...

Sevgili İconjane, yazdıklarınızı okudum. Hayvanları çok severim, hatta böcek bile olsa kıyamam, yaşaması için elimden geleni yaparım:)
Ancak köpeklerden son derece korkan biri olarak da "acımasız önyargı"nıza katılmadığımı belirtmek isterim.
Köpekten korkan insaları, köpek sahiplerinin anlamadığını yaşadıklarımdan tecrübe ettim. Şöyle ki, küçükken 2 köpeğin saldırısına uğradığımdan bu korku ben de kaldı. Yıllar geçtikçe elimden geldiğince törpülesem de sizler kadar yakın olmam imkansız. Yolda, parkta yürürken tasmasız gezen köpekten uzaklaşırım, sahibi de neredeyse dalga geçer bir uslüpla "bir şey yapmaz" der. Sorun burada başlıyor, ben bunu nereden bileceğim? Yani garantisi var mı? Küçük bir çocukken, bahçede saklanıp bir anda üzerime saldıran iki köpeğin yıllarca "uysal" diye bizim tarafımızdan beslendiği de bir gerçekken, hayvan sahiplerinin daha duyarlı olmaları gerekmez mi? Bunları sizin için yazmadım, yazınıza istinaden yazdım.
Eminim köpeğinizle sizi yolda görsem karşı kaldırıma geçerim, pitbull diye de korkum iki katına çıkar.
Ama bunun önyargı olmadığını umarım anlatabilmişimdir:)

Tatlı köpeğinizin uzun yıllar sizinle kalması dileğiyle.
Sevgiler

18 Eylül 2014 09:57
Adsız dedi ki...

Umarım bir gün "inek, koyun, kuzu, tavuk eti yenir, sağlıklı yaşam için hayvansal protein gereklidir" yanlış düşüncesinden de vazgeçilir.

22 Eylül 2014 14:19
modaportakali dedi ki...

Barınaktan hayvan sahiplenme bilincinin günden güne artıyor olması oldukça sevindirici. Pet shoplarda cicili bicili cins köpekler dururken barınaklar hep görmezden gelinmiştir ırkçı insanlar sayesinde. Ben de kızımı barınaktan sahiplendim 9 sene önce. İnsanların ırk takıntısının özellikle sokak köpeklerini cins olmamakla ve sahipsiz olmakla suçlarcasına onlara düşman olmaları da benim en üzüldüğüm şey. Umarım bir gün insanlar, tıpkı hayvanlar gibi gerçekten sevmeyi öğrenir. Bu köpüşün de sevginizle en kısa zamanda yaralarının sarılacağına eminim...

22 Eylül 2014 20:04
Ilknur dedi ki...

Bu yaptığınız harika bir şey! Sevgiye ve insanlara ihtiyaç duyan bir köpeği barınaktan alıp evlat edinmeniz. Fakat öte taraftan da aklıma bir soru takılıyor: "Neden birini severken diğerini yiyorsunuz?". İşte bu da hayvanları ırklarına/cinslerine göre ayırmak aslında. O yüzden de, maalesef %100 bir hayvan sevgisi göremiyorum ben. Umarım bir gün bunu da değerlendirir ve tüm hayvanları ırklarını/cinslerini ayırt etmeden "gerçekten" seversiniz.

25 Eylül 2014 20:28

Yorum Gönder

Bu ay en çok okunanlar